Behçet Bitkisel Tedavisi

Behçet Hastalığı Bitkisel Tedavisi

Behçet Hastalığı Bitkilerle Tedavisi

Behçet Bitkisel Tedavisi

Behçet Bitkilerle Tedavisi

01 / 01 /2012 – 01 / 05 / 2014 BEHÇET HASTALIĞI SÜRECİ

  Hastalığı gelen mail  başvuru sayısı                                                    

      97

  Hastalığı gelen telefon  başvuru sayısı                                                

      71

  Hastalığı iyileşen hastaların tavsiyesi sonucu başvuru  sayısı         

      43

 

BEHÇET  hastalığını YENME    sebepleri                                      

  • Romotoloji Doktorunun vermiş olduğu programı düzenli kullanması 
  • Hastanın moralinin çok yüksek olması
  • Hasta yakınların verdiği destek
  • Verilen yemek listesinin harfiyen uyulması
  • Diyeti harfiyen yerine getirmesi
  • Kabız  kalmamasıKilo problemini dengelemesi
  • Verilen programa uyması
 


TEDAVİDE 3 FARKLI YÖNTEM KULLANILMAKTADIR

Aşağıdaki Behçet Bitkisel Tedavisi yöntemleri kişiye özel hazırlanmakta olup.

Behçet Hastalığı Tedavisi

Behçet Tedavisi

Raporlarınıza istinaden size tavsiyede bulunmaktadır.

1 – NATUREL SİSTEM
2 – DAMLA SİSTEM
3 – MİX SİSTEM

1- NATUREL YÖNTEMİ AĞIZ YARALARI GENİTAL BÖLGEDE YARALAR OLAN BEHÇET HASTALIĞINDA

Behdrg Nebat ( Behçet hastalığı bitkisel drog )

  • Karaciğerinizin temizlenmesini sağlar.
  • Bağışıklık sisteminizi güçlendirir.
  • Ağızdan 4 saat arayla alacağınız bir ilaçtır.
  • İçersinde kimyasal katkı maddesi bulunmaz.
  • Bunu herhangi bir besin maddesiyle (yoğurt ayran, bal,reçel,pekmezvb) tüketebilirsiniz.

Behdrg Çay ( Behçet hastalığı bitkisel drog )
Karaciğerinizin temizlenmesini sağlar. İçersinde kimyasal katkı maddesi bulunmaz..
Behdrg Güçlendirici ( Bağışıklık sistem güçlendiricisi )
Bağışıklık sisteminizi güçlendirir.
Beyaz hücrelerin (locosyt) vücutta virüs ve mikroplar ile savaşmasına destek verir.
Tedavinin bir daha tekrarlamamasını sağlar.
Behdrg Ağız gargara ( Ağızdaki aftlar için )
Ağız yaralarına karşın etkin ve aftların iyileşmesini sağlar
Behdrg Genital bölge aft kremi
Dıştan Yaralı bölgelere sürülür. 12 saatte bir.

2 – DAMLA YÖNTEMİ
AĞIZ YARALARI GENİTAL YARALAR EKLEM BÖLGESİNDE TUTULUMLAR GÜÇ KAYBI VE İŞTAHSIZLIK OLAN BEHÇET HASTALIĞINDA
Behdrg Nebat ( Behçet hastalığı bitkisel drog )

  • Karaciğerinizin temizlenmesini sağlar.
  • Bağışıklık sisteminizi güçlendirir.
  • Ağızdan 4 saat arayla alacağınız bir ilaçtır.
  • İçersinde kimyasal katkı maddesi bulunmaz.
  • Bunu herhangi bir besin maddesiyle (yoğurt ayran, bal,reçel,pekmezvb) tüketebilirsiniz.

Behdrg Damla bitki özleri 2 adet
Karaciğerinizin temizlenmesini sağlar.
Bağışıklık sisteminizi güçlendirir.
Behdrg Ağız gargara ( Ağızdaki aftlar için )

Ağız yaralarına karşın etkin ve aftların iyileşmesini sağlar.
Behdrg Genital bölge aft kremi
Dıştan Yaralı bölgelere sürülür. 12 saatte bir.

3 – MİX DROG YÖNTEMİ
AĞIZ YARALARINDAN DOLAYI YEMEK YİĞEMİCEK DURUMDA OLANLAR,GENİTAL BÖLGEDE YARA , İŞTAHSIZLIK , VÜCUTTA TUTULUM , EKLEM BÖLGESİNDE ÖDEMLER , ÜVEİT BAŞLANGICI GÖZDE OLUŞAN ATAKLAR OLAN BEHÇET HASTALIĞINDA
MİX 12 ÇEŞİT YAĞ :
Behçet tedavisineetkin rol oynar
MİX 1 :

  • Karaciğerinizin temizlenmesini sağlar.
  • Bağışıklık sisteminizi güçlendirir.
  • Ağızdan 4 saat arayla alacağınız bir ilaçtır.
  • İçersinde kimyasal katkı maddesi bulunmaz.
  • Mixürününü herhangi bir içecek ile tüketebilirsiniz.

MİX 2 :
Karaciğerinizin temizlenmesini sağlar.
İçersinde kimyasal katkı maddesi bulunmaz.
Mixürününü herhangi bir içecek ile tüketebilirsiniz.
MİX KREM :
Dıştan Yaralı bölgelere sürülür. 12 saatte bir.
MİX BUĞU :
Gözler için kullanılmakta
MİX GARGARA 

Yukarıda saydığımız yöntemler kişiye göre değişmektedir.  Kişiye özel hazırlanmaktadır.

 

BEHÇET HASTALIĞI TEŞHİSİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER NELERDİR?

– Rutin Biyokimya Testleri
– Tam Kan Sayımı
– Paterji Testi
– Teşhis Raporu

 

BEHÇET HASTALIĞININ NEDENLERİ NELERDİR?

BEHÇET NEDENLERİ NELERDİR?

Sebebi belli olmamakla beraber, bağışıklık sisteminin yetersiz kalması ile birlikte virüslere yenik düşerek ilerlemesi sonucunda çözülemez hale gelmesinden kaynaklanır.

 

BEHÇET HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

BEHÇET BELİRTİLERİ NELERDİR?

Ağız yaraları
Aftlar
Cinsel bölgedeki yaralar
Ciltte yaşanan bazı renk değişiklikleri
Eklem bölgelerinde ağrı
Sancı ve uyuşukluklar
Halsizlik
Ayaklarda ödem
Mide rahatsızlıkları
İshal
Üveit
Gözlerde ataklar ve görme kaybı.

 

BEHÇET HASTALIĞI ALTERNATİF TEDAVİ YÖNTEMLERİ

BEHÇET ALTERNATİF TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Kortizon tedavisi

İlaç tedavisi

Ozon tedavisi

Hiperbarik oksijen tedavisi

Bitkisel tedavi

BEHÇET HASTALIĞI NEDİR?

BEHÇET NEDİR?

İlk olarak 1937 tarihinde PROF.DR. HULİSİ BEHÇET tarafından tanımlanmıştır.en önemli özelliği ağızdaki aft denen yaralar.

Ağız yaraları
Cinsel bölgede oluşan yaralar
Cilt koltuk altı ve kasıklardaki yaralar

Behçet hastalığı bağışıklık sisteminden kaynaklanan ve sebebi bilinmeyen, fakat virüslerin de etkin olduğu bir hastalıktır. Behçet hastalığını ilk olarak PROF.DR. HULİSİ BEHÇET bulmuştur.
Hastalık onun adıyla anılmıştır.

Bağışıklık sisteminin yetersiz kalması ile kronikleşen ve son anlarına doğru ÜVEİT ve bazen de ölümle sonuçlanan bir hastalıktır.

Behçet hastalığı spesifik tanı koydurucu laboratuvar bulgusu olmayan kompleks-multisistemik bir hastalıktır.

En yaygın bulgusu aftözstomatit (%100),
Genitalülserasyon (%75),
Uveit (%60-80),
Sinovit (%50),
Deri lezyonları (%56),
SSS tutulumu (%10-30),
Damar tutulumu (%10-37) dur.

 

YENİ TANIMLANAN TANI KRİTERLERİ:

Oral aft ve şunlardan ikisinin bulunmasıdır:
1.Genital ülserasyon,
2.Göz lezyonu,
3.Paterji testinin pozitif olması,
4.Cilt bulguları (eritemanodosum, pseudopannükülit, papülopüstüler veya akneiformnodüller).

BH’ınvasküler tutulumu vaskülitdir. Venöz veya arterieltromboz ve etkilenen damarlarda anevrizma oluşumuna eğilim vardır.

Budd-Chiarisendromu sonucu yaşamı tehdit eden hepatik nekroz, inferior vena kava ve superior vena kavadatromboz, yüzeyel ve derin venözokluzyon tanımlanmıştır.

Pulmonervasküler tutulum özellikle sorun yaratır.

Pulmoner semptomlar ortalama olarak hastalık başlangıcından 3.6 yıl sonra görülür. Hastaların 1/3’ü şiddetli pulmoner kanamadan ölür.

Antikardiolipin antikorlar (AKA) antifosfolipid antikorları göstermede en duyarlı testdir.

İmmünoglobulin G, M ve A olmak üzere üç subtipi vardır.

AKA’ların bugün 1.hem arteryel hem de venöz sistemde tromboz ve tromboembolizm, 2.tekrarlayan fetal kayıp 3.trombositopeni ile ilgisini gösteren sayısız çalışma vardır.

Başlangıçta primer olarak AKA-IgG’nintromboz ile ilgisi olduğu sanılırken bugün hem M hem de A izotipinintromboz ile birlikte olduğu bilinmektedir.

Tromboz hem arteryel sistemde hem de venöz sistemde, her çapta damarda gelişebilir.

Venöz sistemde en fazla alt ekstremitelerin derin ve yüzeyelvenlerinde görülür.

Bundan başka aksiller, renal, hepatikvenlerde ve inferior vena kavada yerleşir.

Çalışmamızda BH’da AKA-IgG ve AKA-IgM sıklığı ve bu antikorlar ile özellikle vasküler bulgular arasında ilgi olup olmadığı araştırılmıştır.

 

GENEL BİLGİLENDİRME BİLİMSEL YAZILAR

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ
Sayfa: 224-229, Cilt: 20, Sayı: 4, 1995

Behçet hastalığında antikardiolipin antikor sıklığı
Dr.Süleyman ÖZBEK, Dr.Eren ERKEN, Uz.Bio.Ramazan GÜNEŞAÇAR
Ç.Ü.Tıp Fakültesi İç Hastalıkları İmmünoloji-Romatoloji Bilim Dalı, Balcalı-ADANA

ÖZET:Antikardiolipin antikor (AKA) sıklığı klinik olarak aktif dönemdeki 36 Behçet hastası (BH) ve 33 sağlıklı bireyde araştırıldı.
Bu çalışmada AKA’ların hem immünoglobulin G (AKA-IgG) hemdeimmünoglobulin M (AKA-IgM) tipi ELISA yöntemi ile çalışıldı.
AKA-IgG hasta grubunda 2 (%5.55), kontrol grubunda 1 (%3.03) örnekte pozitif idi. AKA-IgM hasta grubunda 1 (%2.77), kontrol grubunda 2 (%6.06) pozitif bulundu.
Her iki grupta AKA-IgG ve AKA-IgM değerleri arasında fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0.5 ve p>0.5).
AKA’lar SLE gibi bazı vaskülitik hastalarda yüksek düzeyde bulunmasına ve BH’ındavaskülertrombüs yaygın görülmesine rağmen bizim bulgularımız AKA’ların BH patogenezinde önemli olmadığını göstermektedir.

MATERYAL VE METOD
Bu çalışmada 36 BH ve 33 sağlıklı birey çalışıldı. Hasta grubunda 20 erkek, 16 kadın (yaş ortalaması 34.8 yıl), kontrol grubunda 24 erkek, 9 kadın (yaş ortalaması 34.5 yıl) bulunuyordu.
Behçet hastalarının hepsi aktif dönemdeydi.
Hastaların 36 sında oral aft (%100),
31’inde genitalülserasyon (%86.11),
15’inde uveit (%41.66),
1’inde vena kava superiorsendromu (%2.77),
1’inde nörobehçet (%2.77),
5’inde eritemanodosum (%13.88),
6’sında tromboflebit (%16.66) gibi damar tutulumu (%36.08) bulguları vardı.
Hastalara ait klinik ve laboratuvar bilgileri tablo-I’de görülmektedir. Toplanan serum örnekleri ölçümler yapılan güne kadar dondurularak saklandı.
AKA’ların hem G hem de M subtipi ELISA yöntemi ile ölçüldü.
Metod: Hasta ve kontrol serumları assaydilüent ile (1/100 10 mikroL serum+990 mikroLassaydilüent) karıştırılıp vortexlenir.
Mikro-ELISA plağının gözlerine 100 mikroL standart veya dilüe serum konulur. 30 dakika oda ısısında inkübe edildikten sonra 3 kez yıkama yapılıp kurutma kağıdı ile fazla sıvı uzaklaştırılır.
Her göze 100 mikroLkonjugat (anti-IgG HRP) konur. 30 dakika oda ısısında bekletilir. Her göze 100 mikroLsubstrat solüsyonu (15 ml %6 hidrojen peroksit içeren sıvı içinde 5 tablet O-phenylendiamin-HCl eritilerek hazırlandı) konur.
Oda ısısında ve karanlık bir ortamda 10 dakika inkübe edilir. Yine her göze 50 mikroL 4M sülfirik asit eklenerek reaksiyon durdurulur ve 492 nm’deabsorbans okunur.
Kitteki standartların konsantrasyonlarına karşı okunan absorbans değerleri kullanılarak çizilen standart grafikten örneklerin AKA değerleri Ü/ml biriminden hesaplanır.
Kontrol grubunun ortalama değerine standart sapmanın iki katı (2 SD) eklenerek elde edilen cutoff değerine göre hastalarda pozitiflik belirlendi.

SONUÇLAR
Hasta grubundaki 36 hastanın 3’ünde AKA pozitif bulunmuştur. Bu hastaların ikisinde IgG, birinde IgM pozitif idi.
Kontrol grubunda ise 33 sağlıklı bireyin 3’ünde AKA pozitif bulunmuştur. Ortalama AKA-IgG düzeyi hasta grubunda 5.981±3.24 U/ml (pozitiflik %5.55;2/36), kontrol grubunda 4.955±1.28 U/ml (pozitiflik %3.03; 1/33) idi.
AKA-IgM düzeyi hasta grubunda 7.656± 4.71 U/ml (pozitiflik %2.77; 1/36) ve kontrol grubunda 7.136±2.503 U/ml (pozitiflik %6.06;2/33) bulundu.
AKA-IgG ile AKA-IgM değerlerinde iki grup arasında fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0.5 ve p>0.5). 

Yazar:

Bitki Bilimleri Uzmanı (Herbalist) >> İLETİŞİM İÇİN TIKLAYIN, GEÇ KALMAYIN ! İletişim Formu >> FORMU DOLDURUP GÖNDERİN, GERİSİNİ BİZE BIRAKIN