Gözde Üveit/Üveid Hastalığı ve Tedavisi

Üveit hastalığı bitkisel tedavisi

  Ocak / 2008 – Mart / 2017 Üveit hastalığı süreci Üveit Hastalığı iyileşen hastaların tavsiyesi ile başvuru  103 Üveit Hastalığı gelen başvuru sayısı                                      298   Üveit hastalığı tedavisinde kişiye özel Üveit bitkisel drog yöntemi kullanılmaktadır. Kişinin raporları ve fiziksel durumu incelendikten sonra bitkisel yöntem uygulanmaktadır.  Üveit tedavisi hastanın mevcut raporlarına istinaden kişiye özel olarak hazırlanmaktadır. Üveite neden olan etkenlerden ortadan kaldırmak için yapılan uygulamadır. Herhangi bir neden ile oluşan komplikasyonları ortadan kaldırarak  Gözden görme kaybını ortadan kaldırmaktır hedef.

 

Uverez yöntemi üveit hastalığı tedavisi 

Uverez yöntemi üveit hastalığı bitkisel tedavisi başarı oranı % 30-50 arasıdır.   Uverez Nebat toz Üveit hastalığı neden olan etkenleri ortadan kaldırmada etkin rol oynar. Özellik ile Kılcal damarların açılmasında yardımcı olur.   Uverez Dilaltı eterik yağ Üveit hastalığı bitkisel tedavisinde vücut hücrelerini yeniler. Vücutta antikor oluşturur. Mikrop ya da virüslerin ortadan kalkmasına yardımcı olur..   Uverez Omur kremi  Kemik iliğini hareket ettirir. Kılcal damarların açılmasına yardımcı olur.   Uverez Şakak kremi  Şakak bölgesinden kılcal damarlara etki yapar. Kılcal damarların açılmasına yardımcı olur.   Uverez Koku  Gözlere gelen tıkalı kılcal damarların açılmasına; Neden olan etkenlerin ortadan kalkmasına fayda sağlar.   Uverez Kan yapıcı  Eksikliği durumunda gönderilir. Eritrosit  ( Rbc ) Hemoglobin ( Hg) Anemi Kansızlık var ise Wbc ( lökosit ) Lökopeni Lökosit düşüklüğü Trombosit ( Plt ) Trombopeni Trombosit düşüklüğü.   Üveit hastalığı bitkisel tedavisi Üveit hastalığı tedavisinde kişiye özel üveit Bitkisel drog yöntemi kullanılmaktadır. Kişinin raporları ve fiziksel durumu incelendikten sonra bitkisel yöntem uygulanmaktadır. Gözde üveit / üveid hastalığı bitkisel tedavisi yöntemi nasıl yapılıyor? Gözde üveit / üveid hastalığı tedavisi gözde kendini gösterdiyse dışarıdan ve ağız yoluyla göz eski haline getirilir. Gözde üveit / üveid hastalığı tedavisi eklem bölgelerindeki ağrı ve sancı giderilir. Gözde üveit / üveid hastalığı tedavisi varsa uyuşma ve halsizlik giderilir. Gözde üveit / üveid hastalığı tedavisi mide rahatsızlıkları giderilir. Gözde üveit / üveid hastalığı tedavisi vücuttaki iç organları sağlıklı bir şekilde çalışması sağlanır. Gözde üveit / üveid hastalığı tedavisi sinir sistemi düzene sokarak düzenli çalışması sağlanır. Gözde üveit / üveid hastalığı tedavisi beyin düzene sokularak virüslerle savaşma talimatı verilir. Gözde üveit / üveid hastalığı tedavisi bağışıklık sistemi düzene sokularak savaş kabiliyeti artırılır. Gözde üveit / üveid hastalığı tedavisi tekrarlamama bitkisel drog ile bitirilir.   Gözde üveit / üveid hastalığının nedenleri nelerdir? Sebebi belli olmamakla beraber, bağışıklık sisteminin yetersiz kalması ile birlikte virüslere yenik düşerek ilerlemesi sonucunda çözülemez hale gelmesinden kaynaklanır. Gözde üveit / üveid hastalığının belirtileri nelerdir? Ağız yaraları, Aftlar, Cinsel bölgedeki yaralar, Ciltte yaşanan bazı renk değişiklikleri, Eklem bölgelerinde ağrı, Sancı ve uyuşukluklar, Halsizlik, Ayaklarda ödem, Mide rahatsızlıkları, İshal, Üveit, Gözlerde ataklar ve görme kaybı. Gözde üveit / üveid hastalığı teşhisi için yapılması gerekenler nelerdir? Romatoloji uzmanına gidiniz. Paterji testi yaptırılmalı. Göz hastalıkları uzmanına gidiniz üveit için. Aşağıdaki raporlardan elinizde bulunanlar, Rutin biyokimya testleri, Tam kan sayımı, Paterji testi, Teşhis raporu. Behçet gözde /üveit / üveid hastalığı nedir? İlk olarak 1937 tarihinde Prof. Dr. Hulisi Behçet tarafından tanımlanmıştır. En önemli özelliği ağızdaki aft denen yaralar. Ağız yaraları, Cinsel bölgede oluşan yaralar, Cilt koltuk altı ve kasıklardaki yaralar, Behçet hastalığı bağışıklık sisteminden kaynaklanan ve sebebi bilinmeyen, fakat virüslerin de etkin olduğu bir hastalıktır. Behçet hastalığını ilk olarakprof.dr. Hulisi Behçet bulmuştur. Hastalık onun adıyla anılmıştır. Bağışıklık sisteminin yetersiz kalması ile kronikleşen ve son anlarına doğru üveit ve bazen de ölümle sonuçlanan bir hastalıktır. Behçet hastalığı spesifik tanı koydurucu laboratuvar bulgusu olmayan kompleks-multisistemik bir hastalıktır. En yaygın bulgusu aftözstomatit %100, Genitalülserasyon %75, Üveit %60-80, Sinovit %50, Deri lezyonları %56, Sss tutulumu %10-30, Damar tutulumu %10-37 dur. Yeni tanımlanan tanı kriterleri Oral aft ve şunlardan ikisinin bulunmasıdır: 1.genital ülserasyon, 2.göz lezyonu, 3.paterji testinin pozitif olması, 4.cilt bulguları eritemanodosum, pseudopannükülit, papülopüstüler veya akneiformnodüller. Bh’ınvasküler tutulumu vaskülitdir. Venöz veya arterieltromboz ve etkilenen damarlarda anevrizma oluşumuna eğilim vardır. Budd-chiarisendromu sonucu yaşamı tehdit eden hepatik nekroz, inferior vena kava ve superior vena kavadatromboz, yüzeyel ve derin venözokluzyon tanımlanmıştır. Pulmonervasküler tutulum özellikle sorun yaratır. Pulmoner semptomlar ortalama olarak hastalık başlangıcından 3.6 yıl sonra görülür. Hastaların 1/3′ü şiddetli pulmoner kanamadan ölür. Antikardiolipin antikorlar (aka) antifosfolipid antikorları göstermede en duyarlı testtir. İmmünoglobulin g, m ve a olmak üzere üç subtipi vardır. Aka’ların bugün 1.hem arteryel hem de venöz sistemde tromboz ve tromboembolizm, 2.tekrarlayan fetal kayıp 3.trombositopeni ile ilgisini gösteren sayısız çalışma vardır. Başlangıçta primer olarak aka-ıgg’nintromboz ile ilgisi olduğu sanılırken bugün hem m hem de a izotipinintromboz ile birlikte olduğu bilinmektedir. Tromboz hem arteryel sistemde hem de venöz sistemde, her çapta damarda gelişebilir. Venöz sistemde en fazla alt ekstremitelerin derin ve yüzeyelvenlerinde görülür. Bundan başka aksiller, renal, hepatikvenlerde ve inferior vena kavada yerleşir. Çalışmamızda bh’da aka-ıgg ve aka-ıgm sıklığı ve bu antikorlar ile özellikle vasküler bulgular arasında ilgi olup olmadığı araştırılmıştır. Genel bilgilendirme bilimsel yazılar Çukurova üniversitesi tıp fakültesi dergisi Sayfa: 224-229, cilt: 20, sayı: 4, 1995 Behçet hastalığında antikardiolipin antikor sıklığı Dr. Süleyman özbek, dr. Eren erken, uz. Bio. Ramazan güneşaçar Ç.ü.tıp fakültesi iç hastalıkları immünoloji-romatoloji bilim dalı, balcalı-adana Özet: antikardiolipin antikor (aka) sıklığı klinik olarak aktif dönemdeki 36 behçet hastası (bh) ve 33 sağlıklı bireyde araştırıldı. Bu çalışmada aka’ların hem immünoglobulin g ( aka-ıgg ) hemde immünoglobulin m ( aka-ıgm ) tipi elısa yöntemi ile çalışıldı. Aka-ıgg hasta grubunda 2 ( %5.55 ), kontrol grubunda 1 ( %3.03 ) örnekte pozitif idi. Aka-ıgm hasta grubunda 1 ( %2.77 ), kontrol grubunda 2 ( %6.06 ) pozitif bulundu. Her iki grupta aka-ıgg ve aka-ıgm değerleri arasında fark istatistiksel olarak anlamlı değildi ( p>0,5 ve p>0,5 ). Aka’lar sle gibi bazı vaskülitik hastalarda yüksek düzeyde bulunmasına ve bh’ındavaskülertrombüs yaygın görülmesine rağmen bizim bulgularımız aka’ların bh patogenezinde önemli olmadığını göstermektedir. Materyal ve metod Bu çalışmada 36 bh ve 33 sağlıklı birey çalışıldı. Hasta grubunda 20 erkek, 16 kadın ( yaş ortalaması 34,8 yıl ), kontrol grubunda 24 erkek, 9 kadın ( yaş ortalaması 34,5 yıl ) bulunuyordu. Behçet hastalarının hepsi aktif dönemdeydi. Hastaların 36 sında oral aft %100, 31′inde genitalülserasyon %86.11, 15′inde üveit %41.66, 1′inde vena kava superiorsendromu %2.77, 1′inde nörobehçet %2.77, 5′inde eritemanodosum %13.88, 6′sında tromboflebit %16.66 gibi damar tutulumu %36.08 bulguları vardı. Hastalara ait klinik ve laboratuvar bilgileri tablo-ı’de görülmektedir. Toplanan serum örnekleri ölçümler yapılan güne kadar dondurularak saklandı. Aka’ların hem g hem de m subtipi elısa yöntemi ile ölçüldü. Metot: hasta ve kontrol serumları assaydilüent ile 1/100 10 mikrol serum+990 mikrolassaydilüent karıştırılıp vortexlenir. Mikro-elısa plağının gözlerine 100 mikrol standart veya dilüe serum konulur. 30 dakika oda ısısında inkübe edildikten sonra 3 kez yıkama yapılıp kurutma kâğıdı ile fazla sıvı uzaklaştırılır. Her göze 100 mikrolkonjugat anti-ıgg hrp konur. 30 dakika oda ısısında bekletilir. Her göze 100 mikrolsubstrat solüsyonu (15 ml %6 hidrojen peroksit içeren sıvı içinde 5 tablet o-phenylendiamin-hcl eritilerek hazırlandı) konur. Oda ısısında ve karanlık bir ortamda 10 dakika inkübe edilir. Yine her göze 50 mikrol 4m sülfürik asit eklenerek reaksiyon durdurulur ve 492 nm’deabsorbans okunur. Kitteki standartların konsantrasyonlarına karşı okunan absorbans değerleri kullanılarak çizilen standart grafikten örneklerin aka değerleri ü/ml biriminden hesaplanır. Kontrol grubunun ortalama değerine standart sapmanın iki katı ( 2 sd ) eklenerek elde edilen cutoff değerine göre hastalarda pozitiflik belirlendi. Sonuçlar Hasta grubundaki 36 hastanın 3′ünde aka pozitif bulunmuştur. Bu hastaların ikisinde ıgg, birinde ıgm pozitif idi. Kontrol grubunda ise 33 sağlıklı bireyin 3′ünde aka pozitif bulunmuştur. Ortalama aka-ıgg düzeyi hasta grubunda 5.981±3.24 u/ml (pozitiflik %5.55;2/36), kontrol grubunda 4.955±1.28 u/ml (pozitiflik %3.03; 1/33) idi. Aka-ıgm düzeyi hasta grubunda 7.656± 4.71 u/ml (pozitiflik %2.77; 1/36) ve kontrol grubunda 7.136±2.503 u/ml (pozitiflik %6.06;2/33) bulundu. Aka-ıgg ile aka-ıgm değerlerinde iki grup arasında fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0,5 ve p>0,5).

Yazar:

Bitki Bilimleri Uzmanı (Herbalist) >> İLETİŞİM İÇİN TIKLAYIN, GEÇ KALMAYIN ! İletişim Formu >> FORMU DOLDURUP GÖNDERİN, GERİSİNİ BİZE BIRAKIN